Anasayfa / 1.Manşet / Bu Filmi Mutlaka İzleyin : Toprağın Çocukları Vizyona Girdi!
topragin_cocuklari

Bu Filmi Mutlaka İzleyin : Toprağın Çocukları Vizyona Girdi!

ANKARA’nın Elmadağ ilçesi’nde Hasanoğlan Köy Enstitüsü Yerleşkesi’nde çekilen ve Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki köy enstitülerini anlatan ‘Toprağın Çocukları’ sinema filmi 14 Eylül’de vizyona girdi.


Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan ve ülke genelinde kısa sürede 21′e ulaşan köy enstitülerinin kapatılışı ve naif bir aşk hikayesinin anlatıldığı ‘Toprağın Çocukları’ filmi 14 Eylül’de izleyici ile buluştu. Filmin galası, Ankara’da 17 Eylül tarihinde Metropol sinemasında yapılacak. Tamamı Hasanoğlan Köy Enstitüsü yerleşkesinde çekimleri tamamlanan film vizyona girmeden, çekimlerde atları ile rol alan Zorba Saltürk, geçen nisan ayında akciğer kanseri hastalığı nedeniyle yaşamını yitirdi. Filmde rol alan Onur Çilingir de, İstanbul’da trafik kazasında yaşamını yitirdi.

Birçok zorluklara rağmen ‘motor’ diyen ve çekimden bir yıl sonra vizyona girecek ‘Toprağın Çocukları’ filmi, Altın Portakal Film Festiali’ne de katıldı.

Hasanoğlan Atatürk Öğretmen Okulu Mezunları Derneği Başkanı Nermin Yıldırım, “17 Eylül 2012 tarihinde flimin yapımcısı Erkan Can ve tüm oyuncuların katılacağı, Kızılay’da bulunan Metropol sinemasındaki galaya köy enstitüsüne gönül verenleri davet etti.

FRAGMANI İZLEMEK İÇİN HMTV’ye TIKLAYIN

6 yorumlar

  1. O ‘toprağın’ çocukları şimdi, altına girme yarışındalar onar,yüzer kanlyı sayılarıyla! Ağanın,yobazın mütegallibenin hala süren saltanatına,alın terinin,emeğin,bilimin,aydınlığı bir anlık düşen şavkı ile nasıl bir ‘Ulus’ olunacağının çakan şimşekleri, onun için bugün birilerinin ağzında ‘modası geçmiş’ ulusçuluk yerine, ikame edilecek,mimberli cami-minareli süngü biçiminde mızraklı ilmihal pazarlamacılarının alçak tezgahlarında bir toplumun onuru,akli yetisi,insan hümanizması vb. hiç bir değeri tanımama adına,Siva Madımakm’lar,Maraş,ÇCorum katliamları biçiminde Amerikanın bilmem ne çocuklarıymla b.irliktde hala mkusallatlığını,hala kara belalığını sürdürme adına ‘Köy Enstitüsü şavkı’ karartıldı!Bugünün Türkiye’sini, bulunduğu yerdeki gibi gören kısık gözlü Teksas piçleri bu tarlada kökü ile

  2. filizi ile, nasıl bsir ‘nadas’a bırakılarak, ele alınmışsa o ‘proje’ asıl olarak o ‘korku’nun köpekliğine yakın yaşaması ‘şartı’ nın galebe çalmasının yaşandığı tarih,kendini bize iç çekerek yaşatmaya devam ediyor!’Yarin ylanağından başka, her şeyde ortak’ olmak,düşü bile bu kanlı bezirganların hep kabus uykusu olmayı sürdürdüğü için,rahleli,takunyalı sapıklıkların ‘din öğretisi’ adına muska pazarlamacıları olarak hiç yokolmadıkları inlerinden bir bir çıkıyorlar çiyansı görevlerinin başına şehvetle dönme sarhoşluğu içinde,’Eğitim yılını’ İmam Hatip kini kusmuklarıyla açan zadegan pervasızlığın kara karanlık bayrdağını sallayarak!Bu milletin dini, hiç birn zaman salya sümük çakalların nasihatine ihtiyacı olmamıştır ve asla olmayactır!Köy Enstitüleri ağıdı ile ağlamanın değilm, o’nu, yalnızca ‘algılama’ ile bile alev alev bir yürek duyuşu ve gücçü biçimine döndürerek ‘yaşatmaktır’ asıl olan!

  3. Dr.Yüksel Cavlak

    Şimdi mi akıllarına geldi?
    Yıllarca hibe ve bağış eğitiminden anlatıp durdular, birilerini göklere çıkardılar. Ve sonunda, anladılar ki, Köy Enstitüleri`den daha yararlı bir eğitim sistemi yok bu ülke için.
    Yoksa bu da diğer Atatürk filmleri gibi çekilmek için mi çekildi?

  4. Bu toprağın çocuklarını,bilmem ne çocuklarından ayıran bir ayraç yoksunluğu ile, ister Köy Enstütileri ister İmam Hatip okulları açarak,!’ müfredatı,konusu ve amacı asla değişmeyen en şerefsiz yönetimselliklerin elinde kan kusturularak yaşatılabilen ‘değişemez’ sonuçlara,umutsuzca bayraklar açmaya çalışarak,bir şeyleri boşunamı kıpırdatmaya çalışıyoruz diye düşünmemek elde değil! Böylesi alçak tuzaklarda can can elimizden alınan hayatlara rağmen, ‘düşmanı’ birbirine baktırarak üretilen sahte kurgular işletüilerek,hesabı asla sorulmayan en alçak eylemeler,mal,mal istif istif apartılan kahpece zenginlikler,’esas duruşu’ emperyalist puştluklara eğilme artığı bir sefih temsiliyetlerle,parmakla,işaretle çağırılıplümpen külhanlığı,toplmumun dinini,namussuzluğunun haramk sofrası olarak kullanan namusunu alçakalığının ‘ölçüsü’ saydrıran bütün soygsuzlukları yuta yiye seyreden bir toplum alçaltıcımlığının çıktığı yere mi,geldoiği yere mi, gideceği yere mi, hiç önemi olmayan yaşamalardan ne kaldıysa o aşağılık kabüllerle yaşamalara ‘isyan’ getirmiyorsa,bütün bu sonuçların ‘sebebi’ olan bir toplum değilsek, bütün bu alçaklıklara seyircilikler,

  5. ‘neden’ sorusunu, aklına,vicdanına getirmemesi için,sorması,sorgulamaması ve asla düşünmemesi gereken ve bütün bu değersizliklerin toplamından, nasıl bir toplum meydana getirileceğinin göstergesi sayılmadan, kimimize Köy Enstitüleri hikayesi, kimimize İmam Hatip dinciliği olarak, aynı uğursuz hedefin devlet ‘müfredatı’ olarak aynı kalemle,aynı sınıf için,aynı amaçla kullanılmak üzerene,çizilen alın yazımız olma gerçeğini, o alın yazısını asla yaşamak istememe adına,hiç tartışmasız ve asla kabüllenmezlik inadı ile, hala bu düzenin ‘bütün kurgularına’ karşı ayırımsız bir ‘kin’le dile getiren bir kararlılık,hayatlarımız pahasına ortaya konulamazsa,bu düzenin it sürüsü eksikliği asla duyulmadan,yyüzlerce çocuğunu,karşılıklı OSLO tuzaklarında kader belirleyici puştluklara ateş ateş atıp da,’sahibine zelil bir utanmkazlıkla yakınan birilerine o koltuk başlarına geçirilecek kadar adram gibi bir hesap soruşun ‘tekil fedaisi’ olan ‘olağan kayıpların herkez aynı zamanda ‘suç ortağı’ olarak,bütün bu alçaklıklara çanak tutanr katillerden farklı bir yeri olymayacaktır..

  6. Bu şerefsiz düzenin eşkiya kapışmasında, asla yeri olamıyacak toplumun, tek tek adam giebi adamklardan oluşan bir ‘maya’sı yoksa, yaşamanın bütün anlarını, onursuz yutkunmalarla yaşayacak kadar sayısı artan insanlığın katil yanını, birileri,şu anda bilhe,sayı sayı, bir yerlerde başımıza ,korkusuzca,fütursuzca,şerefsizce hala örmeye devam ediyordur.Bir toplumun beşx yaşındaki çocuklmarını, İmam-Hatip’e yazdırmamanın ‘ayırdını’ ‘dini’ adına, tasalludun, bu kadar açık,ayan beyan çakal tezgahlarına sunan bir toplumun, hiç bir toprağın çocuğu olmaya hakkı kalmamıştır!

Yanıt verin

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>